HAMİD ALİOĞLU

100x110 cm, çerçevesiz

HAMİD ALİOĞLU

1980 Azerbaycan'da doğdu. 1995-1999 Güzel Sanatlar Yüksek Meslek Okulu 1999-2004 Azerbaycan Devlet Güzel Sanatlar Akademisi 2001 Azerbaycan Genç Ressamlar Birliği üyeliği 2016 Azerbaycan Ressamlar Birliği üyeliği 2005-2018 Cumhuriyet Güzel Sanatlar Akademisi’nde öğretmenlik görevinde bulundu. Sanat Görüşü; Soyut sanat, zihinsel ve kavramsal sanat olduğu için aklın sanatıdır. Çünkü akılda bir sanattır ama, yaratıcıya nispet edilen bir sanattır, ahlakın nispet edilmesi gibi. Zihinsel ve kavramsal sanat olduğu için mutlaka dikkat edeceğin kurallar da olmalıdır. Bir sanat eserinde inkarcılık ve yenilikçi elementler yoksa, o eser soyut değildir. Sanat eserleri belli bir akıma bağlı ve ona ait olmak zorunda değildir. Çünkü sanat akımları, birbirinin içerisinde gelişen oluşumlardır. Modern sanatın içerisinde oluşan akımlara, post-modern ve empresyonizm ile birlikte, soyut sanat da dahildir. Soyut sanat kavramında, sanat felsefesinin ne demek olduğunu ”maddesel dünyada değil de, maddesel olmayan dünyada yaşıyoruz” mantığını anlarsak, soyut sanatın gerçekçi olduğunu anlamak mümkün olabilir. Çünkü hayat modern materyalist olduğu için, bu kavramı anlamanın yolu sorgulamaktan geçer. Bu yüzden herkes bu kavramı yeterince anlayamaz ve sevemez. Kim bilir, belki de burada bir gerçek vardır. Soyut sanat gelenekseli reddeder, yeniyi oluşturma anlayışını benimser. Geleneksel içinde yer alan tüm özneleri de inkar eder ve her şeyden evvel zihinsel bir olay olup, doğanın taklidinden uzak durur. Madde ve enerji arasındaki ilişkiyi sorgularken, ruhun tanımını ve maddesel özelliklerini, daha kısa ve basitçe tanımlamak istersek maddeyi, uzayda yer kaplayan, kütlesi olan her şeydir diyebiliriz. Soyut sanat gerçeğin dış dünyada değil, insanın iç dünyasında olduğuna inanır. Bu nedenle psikolojik olana, bireyin ruhuna, bilinçaltına yönelir. Genel anlamıyla soyut sanat, doğada var olan gerçek nesneleri betimlemek yerine, geometrik çizgi ve renkleri, düzenli biçimlerle belli estetik ve duygusal heyecanları, yüzey üzerine yerleştirerek kompozisyonlar elde etmektir. Geometrik soyutlamalar gerçekleştirirken, geometrik cisimlerin evrensel ve kimliksiz olmasından dolayı, kişisel üslubu yansıtmak güçleşir, otomatik olarak geri çekilme oluşur. Bu durumda, işlenen nesneler, aslında nesne de değildir. Esas olarak doğada yer almayan, şekil ve farklı renklerin, uyum içinde kurgulanarak soyut kompozisyonlar oluşturmaktır. Asıl amaç estetik duygu ve heyecanı ortaya çıkarmaktır. Eserlerimdeki çizgiler, biri yatay diğeri dikeydir, bu iki çizgi doksan derecelik açı evrenin dengesini temsil ediyor. Bu açı, en dengeli olduğu düşünülen açıdır.